FAVORİLERİM

  • The ShawHank Redemption
  • The Rock
  • Star Ship Troopers
  • Fight Club
  • Gladiator
  • Brave Heart
  • American History X
  • Matrix
  • Amerikan Güzeli
  • Lord Of The Rings (I)


The ShawHank Redemption
(Esaretin Bedeli)


 Öncelikle bahsetmek istediğim film "The ShawHank Redemption" bence bir klasik. Tim Robbins ve Morgan Freeman baş rolleri paylaştığı bu filimde. Çok iyi bir kurgu ,iyi bir yönetmenlik ve iyi bir senaryonun neler yapabileceğine dair çarpıcı bir örnek. Film diğer hapishane filmlerinin zıttına seyirciyi mahkumlara farklı bir açıdan bakmaya zorluyor. Toplumdan sıyırtılanmış bu insanların hayatlarını inceliyor.
   Beni etkileyen filimin anlatım tarzı ve ufak ayrıntıları .Filimi o ufak ayrıntılarla o kadar güzel bir şekilde süslemişler ki filimi 5 veya 6 kez izlediğinizde bile sıkılmıyor tam zıttına filimin bir parçası olduğunuzu hissetmeye başlıyorsunuz.
   Film son 15 dakikası için zaten bir şey söylemeye gerek yok filimi izleyenler neden bahsettiğimi anlamışlardır. Ümidin ve hayal gücünün yaşamak için ne kadar önemli olduğunu ve insanların gücüne dair çok güzel bir film.

The Rock
(Kaya)


Sean Connery ve Nicolas Cage bir araya gelince bu kadar güzel bir film ortaya çıkmış. Sean Connery'i zaten James Bond larla tanırız .Bu filimde yaşlanmanın bazı insanlara nasıl yaradığının çok güzel bir örneği. Nicolas Cage ise çok farklı türdeki filmlerde rahatlıkla oynayabilen biri ( Face off & City of Angels)
   Bu filmde Yaşlı kurt korkulan ve unutulmak istenen bir İngiliz ajanını oynuyor. Filimde bunun üzerinde gerçekten durmuşlar . Belkide biraz abartmışlar ama seyircinin hoşuna gidecek şekilde yapmayı gerçekten güzel becermişler. İnsanların içindeki liderlik ve güç arzusunu filimde çok güzel kullanmışlar.
   Nicilas Cage ise böyle bir ustanın yanında ezilmemiş ve ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu kanıtlamış. Filimde beni etkileyen bir başka noktada kötü adamın olmaması, insan hangi tarafı tutacağını şaşırıyor . Bizim alıştığımızın biraz dışında. Filimde bahsedilmesi gereken bir sahne var o da Alkatras 'a girişteki sahne gerçekten insanın tüylerini diken diken eden ve koltuğa yapışmasını sağlıyan türden.

STAR SHIP TROOPERS
(Uzay Gemisi Askerleri)

   Bu filmi izleyeli bayagı oldu. Herkes için bu film içinde bir sürü böcek olan bir macera filmi iken benim için romantik bir film oldu. Ve kimseyide buna ikna edemedim.
   Film dünyaya meteorlarla gelip saldıran ve katliyamlar yaratan böceklerin üzerine kurulu ama arada çok güzel bir aşk ilişkiside işlenmiş.

Fight Club

   İnsanın kanını kaynatan tür filmlerden! Uğraşılmış bir senaryo olduğu belli. Amerikan rüyasının çöküşünü çok ağır bir şekilde işlenmiş. Oscarlarda da başarılı olmamasının bence tek sebebi bu .Film bence klasikler denen tarzda ve epeyi benzeri çıkacağa benziyor.
   Filimden çıktığınızda etrafınızdakilere saldırgan bakışlar atmanıza sebep olacak kadar etkiliyor. Filimde her an yeni bişeyler oluyor; Sanki bir sürü kısa metraj lı filimin birleşimi. Bu yüzden filme daha bi bağlanıyorsunuz. Ve yönetmenin yaptığı ufak oyunlar. Gerçekten filme çok farklı bir hava vermiş. Sanki kendiyle ve sinema izliyicisiyle dalga geçiyormuş gibi...Film tam bir ekol . Senaryosunu yazanları gerçekten kutlamak lazım çok güzel bir iş çıkarmışlar.
   Burada daha izlemiyenler için zevkini kaçırmamak için fazla ayrıntıya giremiyorum . Ama bu filimle ilgili yazılabilecek sayfalar dolusu ayrıntı var. Sonumu ? Bu filmin sonu hakkında tek bir şey söylenebilir. "ŞAŞIRTICI"

GLADIATOR

   Çarpıcı savaş sahneleri ve sürükleyici anlatımı ile gerçekten çok güzel bir film. Romalı bir genarelin zirveden sıfıra düşüşünü ve tekrar küllerin arasında doğuşunu izleyebilirsiniz.
   Filmde macera, entrika ve aşk bulabilirsiniz. Yani herkesi bir yerinden yakalıyabiliyor.

BREAVE HEART
(ÇESUR YÜREK)

   Benim gördüğüm bazı sinemalarda 52 haftasını oynuyordu. Ve bazı sinemalarda 2 yıl sanra bile gösterildi. Sanırım görmesi gereken iltifatı fazlası ile gördü: Vizyona girdiği sene ister traj olsun isker oscar ödülleri olsun hakettiği başarıyı kazandı.
   İskoç halkının özgürlük hikayesinin anlatıldığı bu filmde kıyafetler ve film mekanı gerçekten çok güzel. Uzun ama sıkıcı olmayan bir film. Sinemadan çıksanız bile etkisinden bayagı bir süre kurtulamıyorsunuz.

American History X

    Edward Norton'ı filimin başında gördüğünüzde tanıyamayabilirsiniz. Bir insan bu kadar nasıl değişebilir.Filme gelince rahatsız edici bir film, filimi izlerken insan epeyi etkileniyor ve sarsılıyor. Filimin ilk yarısı mazi kısmı ve siyah beyaz ve bu insanın çok hoşuna gidiyor. Edward Norton'ın filime katkısına gelince; zaten bu filimiylr 1999 En iyi erkek oyuncu Oscar adayı olmuştu . Sanırım Başka bişey söylemeye gerek yok.
   Irkçılık üzerinde duran film gerçekten insanın epeyi bir süre etkisi altında kalmasını sağlıyor. Filimi zaten Amerika da okullarda bile gösteriyorlar.
   Bir hittler hayranının hayatını oynayan Edward sonradan aslında nefret ettiği kişilerin kendinden hiçbir farkı olmadığını öğreniyor. Filmin ikinci yarısında ise kardeşininde kendi yolundan geldiğini görüyor ve onu olsun bu yoldan kurtarmaya çalışıyor. Ve kendi geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalıyor. Filmin sonunda ise gerçekten seyirci bile ne yapacağını bilemiyor. Ve kendi içinde çelişiyor. Yünetmen buradan sonra seyirciyi sanki kendiyle bir mukayese içine sokuyor. Onların önüne inanmaları istediği bir gerçeyi koymaktansa olaya objektif bir açıdan yaklaşıyor.

MATRIX

   Çok şeyler yazıldı, birçok yorum yapıldı bu film hakkında. 1999 a damğasını vurdu. Filme sadece efeklerle süslenmiş sırdan bir bilim kurgu diyenlerde oldu. Aksiyon sahneleri ve bilim kurgu bir hikayenin sıradışı bir örneği diyenlerde oldu. Ne denirse densin 99 a damgası vurduğu gerçeği ni kimse göz ardı etmedi. Star Wars'u heyacanla beklerken tanıştık bu filmle ve Star Wars un sesini bastırarak kanıtladı kendini.
   Film de son zamanlarda birçok filmde kullanılan. İsa nın tekrar dünyaya gelmesini işlemişler. Seçilmiş olan; Bu Amerikada çok tutan bir tema ,bir kurtarıcı. Ayrıca filmde bence birçok felsefik görüşü işleyen bir yön var. Filmin vurdulu kırdılı kısmının yanında bunları işlmişler ve bence bu filmi boş bir aksiyon filmi olmaktan çıkarmış.
   Ama gerçekten aksiyon sahneleri özelliklede dövüş sahneleriylede tek başına düşünülebilecek seviyede film. Sanal alemde olmaları izleyiciye imkansıza inanma sansı verdiği için ,dövüş sahnelerini çok daha rahat yapabilmişler. Bu sayedede sınırları zorlayan türde bir film olmuş.

Amerikan Güzeli

 5 tane Oscar ödülü ve 3 daldada Altın Küre ödülü almak tahmin edebileceğiniz gibi pek kolay bişey değil; Hele bu kadar önemli oscarları almak(EN İYİ YÖNETMEN ,EN İYİ ERKEK OYUNCU, EN ÖZGÜN SENARYO, EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ). Film bunu gerçekten hak ediyor. KEVIN SPACEY filimde gerçekten olağan üstü bir performans göstermiş. Senaryo dan tutunda yönetmenliğe (Sam Mendes) kadar her dalda gerçekten güzel bir film.
   Film bana biraz Fight Club'ı anımsattı. Bir baş kaldırma var filimde .Hepimizin içinde olan ve hep yapmak istediğimiz bu baş kaldırmayı birisinin yapması çok hoşumuza gitmiş olacakki. Bu filim bu kadar tutu. Bakarsanız fight club dada bir kariyeri bırakma farklı arayışlarda olma var. Ama Amerikan Güzeli bunu çok değişik bir açıdan ve daha hafif incelemiş. Film de birde sıra dışı aşk hikayesi eklemişler.
   Film tipik bir amerikan ailesinin sorunlarını anlatarak başlıyor ve işlerin nasıl kontrolden çıkıp deyim yerindeyse arap saçına dönmesiyle devam ediyor. Film izlerken sanki yönetmenin hayal gücünü hissediyorsunuz. Bence yönetmen vermek istediğini gerçekten rahat bir şekilde kamera objektiflerine yansıta bilmiş . Başarıda buradan geliyor. İzlenmesi gereken bir film

LORD OF THE RINGS
(Yüzüklerin Efendisi)

   Ben J.R.R Tokien yazdığı üçlemenin sinema uyarlaması. Tokien hayranlarını memlun etmek zordur. Ama bu film bunu başarıyor. Kitapdaki önemli herşey yapılmış. Genelde kitap uyarlamaları kötü olur. Ama bu sefer gerçekten bir sinema şaheseri olmuş. Okuyucular kendilerini sanki film bir parçasıymış gibi hissediyorlar. Okumayanlar ise çok güzel bir macera film ile karşılaşıyorlar.
   Ayrıca sinema tarihinde ilk defa 3 film bir arada çekilmiş. Ve buda sanırım maliyeti bayağı düşürmüştür.