Uzun bir günün ardından...

      Sabah örtmüştü umutların üstünü, akşam soğuk yüzünü göstermişti. Sonra, ufuktan güneş göründü. Umudun hala var olduğunu anlatırcasına parlıyordu. Tepeleri ve binaları aşmış ve gitgide daha da kuvvetleniyordu. Benim üzerimde akşamın yorgunluğu ile bankta otururken, yeni bir gün, yeni bir hayat başlıyordu. İnsanlar yeni bir güne başlamışlardı ve her gün benimde yaptığım şeyleri yapıyorlardı. Ne yapacaklarını ezberlemiş olarak, kurulmuş bir saat gibi... Ben mi? Herkesi uyandıran güneş benim uykumu getirmeye başladı.
      İçimde, çok derinlerde bir soğukluk hissettim! Güneş sanki yetmiyordu beni ısıtmaya. Acı, belki çektiğim bir acıdır? Asıl acı nedir bilmek ister misiniz? Boşlukta asılı kalmaktır : Kararsızlık , karamsarlık. İnsanı bir anda öldürmez. Yavaş yavaş sokulur insanın içine aynı bir diş çürüğü gibi; önceleri fark edemezsin veya önemsemezsin ama sonra sana acı çektirmeye başlar. Gerçekleri fark etmek için çok geçtir.
      Başlarda, bazen hoşa bile gider boşluk hissi, insana sebebini bilmediği bir haz verir. Hele insanlardan korkmaya başlamışsanız. Onlar sizi ne yaparsanız yapın ezmeye çalışıyorsa. Burada oynar en büyük kozunu; bir arkadaşmış, bir dostmuş gibi uzatır elini ve çeker boşluğa sonra bir anda bırakır...
      Tabi ki havada kalmazsınız! Düşüş nasıl mı olur? Bazen, bir tüy gibi bazense bir taş gibi. Düşünce ne mi olur? İster yaralanın, ister sapasağlam kurtulun. Aynı oyun tekrar başlar. Tüm kurallar tüm oyuncular aynı. Sadece aralara ufak doğaçlamalar katabilirsiniz; Bunlar da hayatın tadı olur sizin için...
      Niye her şey bu kadar zor? Yoksa kolayda biz mi zorlaştırıyoruz? Doğru ya, bizler zor işlerin adamıyız. Kolay bir rakibi alt etmek bize ne zevk verir ki! Sanırım bu yüzden, kendi kendimiz zorlaştırıyoruz hayatı...
      Zaman yavaşladı sanki. Ne zamandır bu bankın üzerinde denize karşı oturuyorum acaba? En iyisi eve gitmek sanırım. Ama ne kadarda farklı bir gün: Herkes gününe başlıyor. Bense bitirmeye gidiyorum. Uyku! Sanırım şu an en çok istediğim şey! Uzun çok uzun bir geceydi. Sonunda herkes gitti ve yalnız kaldım...


Güneşi gördüğümde dağların tepesinde,
Artık çok geçti. Gün doğmuştu.
Bilmiyordum; ne yapacağımı_
Hiçbir zamanda bilememiştim zaten.

Gördüğümde ilk kez aynada kendimi.
Şaşırdım ve sonra inceledim kendimi
Görülmeyecek ayrıntıları gördüm derinlerde.
Hiç kimsenin gidemeyeceği derinliklerde...

Anılarımı gördüm tek tek...
Kayıp gittiler aklımdan.
Hepside birir acıydı aklımda.
Ama bilmiyorum acaba neden düşünüyorum?

Gerisinde kaldığımda zamanın.
Anlamadığımda gerçekleri;
Veya en azından anlamak istemediğimde
Sonradan kötü oldu düşüşüm, kırık kanatlarla

Neden inanıyorum, yalanlarıma.
Yoksa tek inanmak istediğim,
beni ayakta tutması için güvendiğim;
Onlar mı kalmıştı tek tesellim?

Sözleri açık açık yazamadığımda
Gözlerine bakıp, kaçırdığımda
Veya herhangi biriyle konuştuğumda
Yapıyorum bir hata ama nerde????

 


TAYFUN ULU