ELVEDA

        Bazı insanlara elveda demek ne kadar zordur. Bazen onlar bile anlamazlar elveda dediğinizi. Ona gidersiniz ve normal bir sohbet kılığındaki elvedaınızı söylersiniz. O belki hiçbir şey anlamaz, ama siz elvedaınızı edersiniz. Rahatlar mısınız? Bilmiyorum! Bir süre daha onunla konuşmaya devam edersiniz. Değişen sadece sizsinizdir. Sanki o elveda anında ölmüş ve yeniden doğmuşsunuzdur. Ama her şey eskisi gibiymiş gibi devam edersiniz. Onun hiç bir şey anlamaması gerekir. Ama gel gelelim her şey planlandığı gibi olmaz. Siz onunla konuşurken sadece onu kandırmazsınız, kendinizi de kandırırsınız. Bu en tehlikelisidir. Sadece sizin bildiğiniz elvedayı unutmak çok kolaydır. Unutursunuz. Ama ne zamana kadar? Yalnız kaldığınız ilk anda aklınıza gelir gerçekler. Bir yalandan daha tehlikeli bir şey, bir yalanda yaşamaktır.

        Birçok şekli vardır elveda demenin. İllaki sözlerle de olmaz; Bazen bir iki satır yazarsınız, bazen en sevdiği şarkıyı dinlersiniz sabahlara kadar ,belki denizin üstüne tek bir gül bırakırsınız. Bu tamamen o kişiye özeldir. Amaç, içimizde bir şeyleri öldürmektir. Kalbimizde yanan bir şeyleri söndürmektir. Bitmiş bir sigara gibi. Tabii her zaman sigarayı söndürmeniz için bitmesi gerekmez, bazen sağlığınız için tehlikeli olduğu aklınıza gelir ve söndürürsünüz. Bazen, yasaklardır bize sigarayı söndürten; istemiye istemiye söndürürüz.

        Ayrıca size garip gelecek ama elveda sırasında o kişinin yanınızda olması gerekmez. Zaten aslıda budur, amacıda budur elvedaının. Kendi iç dünyanız için yaparsınız. Doğru olduğuna inanmanız yeter. Ona fikrini sorma gereği bile duymazsınız. Çünkü o kadar bencilsinizdir ki sadece kendinizi korumayı düşünürsünüz. O kişinin hiç bir zaman okuma fırsatı olmayacak yazılar yazarsınız veya görse de kendisine olduğunu anlamayacağı bir hikaye. En zevklisi de budur, siz hikayenizin baş kahramanının o olduğunu bilirsiniz ama o asla bilmez. Belki bir gün okur ümidi ile, anlamsız bir zevk alırsınız yazarken.
Bazen elvedalar daha da acıdır. Bunlar, sizi zamansız terk eden birisine edilen elvedalardır. Arkanıza bakarsınız, geçmişinizde o vardır. Ama ileride yanınızda o olmayacaktır. Bu yüzden bir elveda dersiniz ve yürümeye devam edersiniz. Bu elvedaların sonunda, içiniz ne kadar kanasa da, arkanızı dönmeden yürümek gerekir. Çünkü arkanızda size baktığını bilirsiniz. Eğer arkanızı dönerseniz gidemezsiniz. Birisi elinizi tutup çekmezse, sonsuza dek orada kalırsız.

        Bence herkes hayatında en azından bir kere elveda demiştir. Farkında mısınız bilmiyorum ama bir düşünün. Tarayın söyle bir geçmişi, açın eski defterleri, toz içinde boğulsanız bile, tarihin tozlu raflarında bir beş dakikanızı geçirin. Orada olmalı elvedalarınız. Belki elvedalarınızı bulamazsınız! O zaman elveda demeyi unuttuklarınıza bir bakın. Düşünün paylaştıklarınızı. Ve onlara geç kalmış olduğunuz son görevlerinizi yapın. Güzel bir elveda ile onları eski yerlerine koyun...

        Kabul etmesi zor olacak ama tahmin edilebileceği üzere bu yazıda e bir elvedadır. Sanırım bu yaptığım en zor elvedalardan birisi. Şu anda bile, bu satırları yazarken bile emin değilim gerçeklerimden. İki gün sonra tekrar yalanlarıma dönüp dönmeyeceğimi bilemem, sözde veremem... Çünkü daha öncede yıktım kendi yaptığım duvarları...

        Belki bu satırları okuyorsun. Evet, bahsedilen sensin. Lütfen sorma; bu yazı bana mı diye. Bir çocukluk gibi gelebilir sana ama bunları söylemem gerekir. Bu kadarını yapmam gerekir. ELVEDA, sana ne kadar anlamsız gelse de ELVEDA. Bir gün gerçekten sana elveda diyebilirim inşallah. Ama şimdi gerçekler ve elvedalar bana ait kalmalılar. Doğruların konuşulacağı bir gün varsa; O güne kadar ELVEDA.

 
TAYFUN ULU
27-01-2003